• SEPETİM :

    0 ürün - 0,00 ₺

Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karşılaştırmalı - Açıklamalı - Şerhli ve Gerekçeli

Hukuk Muhakemeleri Kanunu

  • Fiyatı 188,00 ₺
Madde Açıklaması
Madde Gerekçeleri
Genel Gerekçeler
Karşılaştırma Tablosu
Eski ve Yeni HMK
Bölge Adliye Mahkemeleri Faaliyete Geçinceye Kadar Yürürlükte Olan HUMK Hükümleri
Maddelerle İlgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları
Yeni Kanun Döneminde Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları
Tamamen Yeni Dönemde Verilmiş ve Yayımlanmamış Daire Kararları
İndeks

ÖNSÖZ
18/6/1927 tarihinde kabul edilen 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda 27 defa değişiklik yapılmıştır. Bir kısım maddeler birden fazla defa değişikliğe uğramış, bazı maddelere de ek maddeler ilave edilmiştir. Bunun için, hukuk mahkemelerinin yargılama usulünü düzenleyen 1086 sayılı Kanunda, köklü bir değişiklik yapılması zorunlu hale gelmişti. Ayrıca anılan Kanun’un yürürlüğe girdiği 1927 yılından beri, Türkiye’de sosyal yaşamda, dilde, dava sayılarında, teknolojide çok büyük değişimler yaşanmıştı. Bu durum tüm kanunlarla birlikte, hukuk yargılaması usulünü belirleyen adı geçen kanununda tamamen değiştirilmesini gerektirdiğinden, bu Kanunun tamamı da değiştirilmiştir.
Yeni Kanun’un ilk dikkat çeken yönü, eski Kanun gibi isminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) olarak değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) olarak adlandırılmış olmasıdır. Yeni Kanunla ilgili olarak söylenebilecek bir diğer husus ise HUMK’un temel felsefesinin korunmuş olmasıdır. Bu husus da Yeni Kanun’un Genel Gerekçesinde -. . . yepyeni bir tasarı hazırlamak yerine, mevcut 1086 sayılı Kanunun temel felsefesi korunup, mevcut hükümleri değerlendirilerek tasarının hazırlanmasıdır. Zira 1086 sayılı Kanunun kabulünden bugüne kadar yaklaşık 80 yıllık bir yargılama hukuku tecrübesi ve kültürü oluşmuştur. Bu süre içinde, doktrinde birçok kitap, tez ve makaleler yazılmış, farklı görüşler tartışılmış, yargı kararlarıyla ortaya çıkan ciddi bir içtihat birikimi ortaya çıkmıştır. Tüm bu birikimin yok sayılmasının doğru olmayacağı düşüncesi ile yeni bir yargılama sistemi yerine, mevcut yargılama hukuku kurallarının gözden geçirilmesi, aksayan yönlerinin tespit edilerek düzeltilmesi, geçen süre içinde eskiyen, güncelliğini kaybeden, ihtiyacı karşılamayan kurumların yenilenmesi, karşılaştırmalı hukuk çerçevesinde yeni kurum ve kuralların kabul edilmesi, uygulamada ortaya çıkan sorunlara, temel kavram ve kurumları zedelemeden cevap verecek yeni düzenlemelerin kabul edilmesi ilkesi benimsenmiştir. Ancak gerektiği zaman, mevcut sistemle uyum gözetilerek yeni kurum ve kurallara da yer verilmiştir. Bu açıdan, Tasarı aslında 1086 sayılı Kanunun revize edilmesidir. Yeni bir usul kanunu sebebiyle uygulamada sürebilecek tereddüt ve içtihat uyuşmazlıkları da böylelikle önlenmek istenmiştir. - biçiminde belirtilmiştir.
Yeni HMK’nin uygulayıcının istifadesine sunulması için elinizdeki kitap hazırlanmıştır. Bu kitap dört ana bölüme ayrılabilir. İlk bölümde uygulayıcılara kolaylık sağlamak amacıyla HUMK ile HMK’nin maddelerinin karşılaştırıldığı karşılaştırma tablosu verilmiş, ardından yine uygulamada ortaya çıkan tereddüt durumlarından başvurulması gereken bir kaynak olan HMK’nin Genel Gerekçesi ile Adalet Komisyonu Raporu yer almıştır. Kitabın asıl bölümünde hem HMK’nin hem HUMK’un madde metnine açıklamalı ve içtihatlı bir şekilde yer verilmiş, ayrıca madde gerekçeleri ise dipnotta gösterilmiştir.
Bunun yanı sıra 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun bölge adliye mahkemelerinin henüz faaliyete geçmemesi nedeniyle uygulanan maddelerine de madde altlarında yer verilmiştir.
Kitabın son bölümünde HMK ile ilgili yönetmelik ve mevzuat bir araya getirilmiştir.
Bilindiği gibi piyasada birçok HMK şerhi bulunmaktadır. Bu kitabı o kitaplardan ayıran en önemli fark, tamamen özgün, hiçbir yerde yayınlanmamış ve 6100 sayılı Kanun döneminde çıkan Yargıtay içtihatlarına yer verilmiş olmasıdır. Hiç şüphesiz eski kanun döneminde çıkan ve halen uygulanan içtihatlar da bulunmaktadır. Ancak biz bu çalışmamızda diğer kitaplardan farklı olarak tamamen yeni dönemde çıkan içtihatlara yer verdik. Bundaki amacımız ise yeni dönemde Yargıtay’ın bu kanunun uygulanmasındaki düşüncesinin diğer uygulamacılar ve öğreti ile paylaşılmasıdır.
Önemle belirtelim ki, Yargıtay altından kalkılamayacak kadar büyük bir iş yükü ile mücadele etmektedir. Bu kadar büyük bir iş yükü altında insanüstü bir gayretle, imkânlar elverdiği ölçüde hem adaleti, hem de içtihat birliğini sağlama gayreti içinde çalışan Yargıtay’da hem işin çokluğu, hem de 23 tane hukuk dairesi ve her dairede birden fazla heyet bulunması nedeniyle farklı içtihatlar çıkabilmektedir. Bu da normal karşılanmalıdır.
Bizim amacımız, gerek Yargıtay dairelerinin biri birinin belli konularda ne düşündüğünü öğrenmesi ve bir anlamda içtihat birliğinin sağlanmasına hizmet edilmesi, diğer yandan uygulama ve öğretinin yeni HMK’nin uygulaması konusunda Yargıtay’ın düşüncesini doğru bir şekilde öğrenmesidir. Bu eser, nebze dahi olsa adaletin gerçekleşmesine ve içtihat birliğinin sağlanmasına hizmet ederse kendimizi bahtiyar addedeceğiz.
Son olarak, uygulamada ve öğretide kanunların yazımında, kısaltmalarında ve bunlara getirilen eklerde bir standart ve terim birliği bulunmamaktadır. Kimi eserlerde ve kararlarda H. U. M. K. ’nun, HUMK. ’nin, HUMK’nın yazılmakta idi. Şimdi ise H. M. K. ’nun, HMK. ’nın, HMK’nun gibi farklı yazım tarzları bulunmaktadır. Biz bu konuda referans kurumun Türk Dil Kurumu (TDK) olması gerektiğini düşünüyoruz. Bilindiği üzere bir kanun kısaltılıyorsa kısaltılan kelimenin harfleri ile uyumlu ek getirilmesi gerekir. Yani -HeMeKa- denmemesi gerektiğini, Türkçe’de -Ka-, diye bir harf olamadığını -Ke- harfinin bulunduğunu ve -HeMeKe- denmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu kelimenin sonuna da -Ke- harfi ile uyumlu bir şekilde -nin- eki getirilmesi ve -HMK’nin- şeklinde yazılması gerektiğini yine TDK imla kılavuzu gereği aralarına ya da sonuna nokta konulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Yine bir birleşik kelime olan ve tek nefeste okunarak söylenen -HUMK-un sonuna bu söyleme uygun olarak -HUMK’un- ekinin getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu düşüncelerimiz hiç şüphesiz diğer kanunlar için de geçerlidir. Biz kitabımızdaki kendi düşüncelerimizi ifade ettiğimi bölümlerdi bu terimleri kullanmaya gayret ettik ancak orijinal karar metinlerinde geçen bu tür ifadeleri kararın orijinalliğini bozmama adına değiştirmedik.
Elinizdeki kitap, çok yoğun ve uzun bir çalışmayı gerektirmiştir. Zaten Yargıtay’daki yoğun iş tempomuz içerisinde hafta sonları, geceler ve yaz tatillerinde büyük fedakârlıklar gösterilerek hazırlanmıştır. Bu nedenle başta eşlerimiz olmaz üzere, onlarla birlikte çocuklarımız da büyük fedakârlık göstermişlerdir, hepsine buradan teşekkür ediyoruz.
Ayrıca kitabın basımını gerçekleştiren Adalet Yayınevi sahibi Hakan Karaaslan ile Tevfik Sarısoy’a buradan teşekkürü borç biliriz.
Kitabımızın uygulayıcıya yardımcı olması dileğiyle saygılar sunarız.

Barkod : 9786051463186

Yayın Tarihi : 2014 Şubat

Kapak Türü : Ciltli

Kağıt Türü : I.Hamur

Baskı Sayısı : 1

Sayfa Sayısı : 1776

Ebat : 17x25

Takım :

Dili : Türkçe

Ekler :

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!
  • Kötü
  • İyi

Kampanya ve duyurularımızdan haberdar olmak ister misiniz?