• SEPETİM :

    0 ürün - 0,00 ₺

Asliye Hukuk Hakimleri için Kampanya 3 (Gayrimenkul Davaları, Boşanma Davaları, Alfabetik Medeni Usul El Kitabı, Kamulaştırma Davaları, Mal Rejimleri, Yargılama Giderleri)

Asliye Hukuk Hakimleri için Kampanya 3 (Gayrimenkul Davaları, Boşanma Davaları, Alfabetik Medeni Usul El Kitabı, Kamulaştırma Davaları, Mal Rejimleri, Yargılama Giderleri)

Asliye Hukuk Hakimleri için Kampanya 3 (Gayrimenkul Davaları, Boşanma Davaları, Alfabetik Medeni Usul El Kitabı, Kamulaştırma Davaları, Mal Rejimleri, Yargılama Giderleri)

1.825,00 ₺ 1.400,00 ₺
  • Yazar
  • YayıneviAdalet Yayınevi
  • Basım 1
  • Yayın Tarihi 2021 Ocak
  • Stok Durumu: Stokta var

1.   Kitap: Gayrimenkul Davaları ve Yargılama İşlemleri (3 Cilt)

Elinizdeki bu eserde, uygulamada sıklıkla karşılaşılan gayrimenkul hukukuna ilişkin dava türleri tüm ayrıntıları ve yargılama yöntemleriyle ele alınmıştır.

Kitap üç ciltten oluşmaktadır. Birinci ve ikinci ciltlerde tapu iptal ve tescil davaları sınıflandırılmış ve tüm detaylarıyla anlatılmıştır. Üçüncü ciltte, elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil (haksız işgal tazminatı), kamulaştırma ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve tapuda kayıt düzeltim davaları ele alınmış ve incelenmiştir.

Eserin özelliği, teorik tartışmalardan uzak kalarak konunun özüne ilişkin kısa ve özlü açıklamalara ve özellikle Yargıtay’ın uygulamalarına yer vermesidir.

Eserde yer alan kararlara özet başlıklar oluşturulmuş  ve bu kararların önemli paragrafları özetin altına yerleştirilmiştir. Kararın detaya ilişkin hususları, her bir kısmın ikinci ayrımında yer almaktadır.

Kitapta yer alan kararların başlıklarına (özetlerine) kitabın sonunda yer verilmek suretiyle ilgili karara çabuk ulaşılması imkanı sağlanmıştır.

Her bir dava ile ilgili hakim ve avukatların dikkat etmesi gereken hususlar özel bir şekilde vurgulanıp madde madde ifade edilmiştir.

Yargıtay kararlarından süzülen bilgiler bağlamında, keşifte yapılacak işlemler, tanıklara sorulacak sorular, bilirkişiden açıklanması istenilecek hususlar büyük bir özenle hazırlanarak hakim ve avukatlara yol gösterecek şekilde maddeler halinde ifade edilmiştir. Her bir davada hakimin ve avukatların hangi prosedürü izleyeceği hususu, özenle hazırlanan dava dilekçesi, tensip zabıtları, tensip zaptının gereği olan müzekkereler (yazışmalar), ön inceleme duruşma tutanağı örnekleri ve Yargıtay tarafından onanmış gerekçeli yerel mahkeme kararı örnekleriyle somutlaştırılmıştır.

Kitapta yer alan dava dilekçeleri ve tensip zabıtları özgün olup her bir davada yapılacak işlemleri özel olarak barındırmaktadır. Diğer bir ifade ile, tek bir şablon oluşturulup tüm bölümlere konulmakla yetinilmemiş; her bir davada toplanması gereken deliller, yapılması gereken yazışmalar ve dikkat edilmesi gereken tüm hususlar önemle kaleme alınmış ve bu hususlar koyu şekilde ilgili tensip zabıtlarına yerleştirilmiştir. Bu yönüyle dava dilekçeleri ve tensip zabıtlarının hakim ve avukatlara yol gösterecek bir rehber niteliği taşıdığı kanaatindeyim.

2. Kitap : Uygulayıcılar için Boşanma Davaları Başvuru Kitabı

Evlilik, karşı cinsten iki kişinin yaşam boyu sürdürmek amacı ile kurdukları ve çeşitli sonuçları olan bedensel ve ruhsal bir birliktelik olup, gelişmiş ve uygar toplumların temelini oluşturan ailenin yapısına modern hukuk sistemleri de büyük önem vermiş ve bu müesseseyi hukuki düzenlemelerle koruma altına almışlardır.

Ancak evlilik, eşlere bütün yaşamları boyunca mutluluk getirebileceği gibi üzüntü ve kederden de ibaret olabilir. Güzel temenni ve arzularla kurulan bir evlilik kimi zaman hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir.

Evlenmenin gerçekleşmesiyle kurulan evlilik birliği her ne kadar sürekli bir hayat ortaklığına yönelik olarak kurulmuş olsa da, zaman zaman evlilik birliğinin gereklerine riayet edilmemesi sonucunda evlilik birliği zarar görmekte ve son kertede boşanma ile sona erebilmektedir. Boşanma, birçok toplumda olduğu gibi ülkemizde de maalesef yaygınlığını sürdüren bir gerçekliktir. Her yıl yüzbinlerce evlilik birliği kurulmakla birlikte, yüzbinin üzerinde evlilik boşanma ile sona ermektedir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında 541.424 evlilik gerçekleşmişken, aynı yıl 155.047 çift boşanmıştır.

Bu veriler de göstermektedir ki, boşanma davaları artan şekilde güncelliğini sürdürmektedir. Bu bakımdan, aile mahkemelerinin en önemli dava türünü boşanma davaları oluşturmaktadır. Bu önemi nedeniyle, boşanma davalarının boşanma sebeplerine göre türleri tüm yönleriyle incelenmelidir. Boşanma davaları sade davalar olmayıp, tazminat, nafaka, kişisel ilişki, velâyet gibi birçok fer’i talep ve hukuki müesseseyi yakından ilgilendiren ve bu müesseselerle iç içe geçmiş önemli davalardır.

Elinizdeki bu çalışmada, TMK m. 161-166 maddeleri arasında düzenlenmiş olan tüm boşanma nedenleri bölümler halinde ele alınarak tüm detaylarıyla incelenmiştir. Konular anlatılırken sade ve akıcı bir dil kullanılmış, konuya dair Yargıtay’ın binlerce kararının taranması sonucunda elde edilen farklı kararlar ilgili anlatımların içine işlenmiştir.

Davaların temel esaslarının yanısıra, her bir dava ile ilgili yargılama usulüne ve dikkat edilecek hususlara yer verilmiş, her bir dava, dilekçe, tensip ve onanmış gerekçeli mahkeme kararları ile sistematize edilmiştir. Bunun sonucu olarak, her bir boşanma davasının tüm esasları Yargıtay’ın önemli kararlarıyla açıklandıktan sonra, gerekçeli kararla sona eren “yargılama kuralları”nın anlatımı ile desteklenmiştir.

Boşanmada davalarından sonra, bu davalarda hükmedilecek koruyucu önlemler, boşanmanın sonuçları olan maddî ve manevî tazminat, nafaka, kişisel ilişki, velâyet ve boşanmanın kişisel sonuçlarına tüm detaylarıyla yer verilmiştir.

Kitap bir uygulama rehberi mantığı ile ele alınmış olup, bilimsellik iddiası taşımamakta; uygulamayı yansıtma amacını gütmektedir. Kitapta yer verilen Yargıtay’ın emsal içtihatları, gereksiz kısımları kesilerek sadece ilgili bölümleri alınmış ve ilgili yerin hemen altına işlenmiştir. Diğer bir anlatımla, içtihatlar ilgili bölümlerin veya kitabın sonuna yığılmamış, ilgili paragrafların altında yer verilmek suretiyle okuyucuyu içtihat arayıp bulma zahmetinden kurtarma amacı güdülmüştür.

Boşanma davalarının anlatıldığı her bir bölümde, “hâkim ve avukatların dikkat etmesi gereken kısa kısa notlar” başlığı altında hap bilgilere yer verilmiş ve ilgili bölüme dair bilgilerin genel bir özeti oluşturulmuştur.

Eserin tüm bu işlevselliklerine ilave olarak, son kısımda özenle hazırlanmış olan kavramlara göre arama indeksine yer verilmek suretiyle, kavram indeksini verimli şekilde kullanmaya alışmış olan okuyuculara kolaylık sağlama amacı güdülmüştür.

Uygulamada boşanma ve fer’ilerine ilişkin davalarla ilgili bir rehber olması düşüncesiyle hazırlanan eserin tüm okuyuculara faydalı olmasını dilerim.

3.  Kitap:Alfabetik Medeni Usul El Kitabı

Medeni usul hukuku, özel hukukun yargılama usulünü konu alan önemli bir hukuk dalı olarak, mahkemelere dava açıldığında, mahkemenin bu uyuşmazlığı hangi yöntemle çözümleyeceği ve hangi kuralları uygulayarak sonuca gideceğini, tarafların, uyuşmazlıkla ilgili olarak iddia ve savunmalarını ileri sürüp ispatlamak ve istedikleri sonucu elde etmek için takip etmeleri gereken yol haritasının ne olduğu ve hangi kurallar çerçevesinde bunu yerine getireceklerini gösterir. Medeni usul hukukunun kapsamı bunlarla sınırlı olmayıp, üçüncü kişilerin, mahkemeye yardımcı organların da yargılama kapsamında uymak ve yerine getirmek durumunda olduğu kuralları da düzenler.

Usul hukuku, maddi hukuktan doğan hakların belirlenmesi, korunması ve gerçekleştirilmesi amacına hizmet eder. Bir davanın açılmasından bu dava ile ilgili kararın kesin hüküm olması aşamasına kadar önemli usul kuralları uygulanır. Maddi hukuk ne kadar iyi bilinirse bilinsin, bu bilgi, usul hukuku ile taçlandırılmadığı sürece istenen sonucu elde edebilmek için yeterli de olmayabilecektir. Zira, maddi hukuk açısından haklı olmanın yanında bu hakkın mahkemede usulüne uygun şekilde ileri sürülüp ispat edilmesi halinde sonuca ulaşmak mümkün olur. Aksi halde, yani usul hükümlerinin iyi bilinmemesi halinde maddi hukuk açısından haklı olunsa bile usul eksiklikleri nedeniyle davanın kaybedilmesi riski her zaman olabilecektir.

Usul hukuku, şekli hukuka ilişkin bir hukuk alanı olarak çok önemli olmakla birlikte, geniş kapsamı nedeniyle hukukçuların üzerinde özellikle durmasını ve mümkün olduğunca fazla kaynaktan yararlanarak sorunlarını çözme yönünde çaba sarf etmesini gerektirebilmektedir. Medeni Usul Hukukunun düzenlemesi kapsamında yer alan şekilcilik bir özdeyişte ”Şekil, keyfiliğin can düşmanı, özgürlüğün ikiz kardeşidir” şeklinde tanımlanmakta olup, şeklin medeni usulde ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. İşte bu nedenle usul hukukunun ilke ve esasları ve ön gördüğü şekiller, uygulayıcılar tarafından çok iyi bilinmek durumundadır. İyi bir hukukçunun iyi bir usul bilgisi olması gerektiği konusunda tüm hukukçular sanıyoruz hem fikirdir.

Medeni Usul Hukuku, genel olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de birçok genel ve özel kanunda da usul hükümleri bulunmaktadır. Bu usul hükümlerinin özellikle uygulayıcıya bir kaynaktan verilip açıklanması amaçlanarak yazılan bu kitap, uygulayıcıların usul hukuku alanında başvuracağı ve sorunlarını giderebileceği bir el kitabı olarak hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu eserin iddialı olmadığını ve tüm çabalarımıza rağmen bazı hatalar içerebileceğini peşinen kabul etmemiz gerektiğinin farkındayız. Elbette bu kitapta tüm konuları ele almaya çalışıp gerekli özeni göstermiş olmamızla birlikte bir kısım eksiklikler içerebilir. Bu konuda uygulayıcılardan gelecek öneri ve eleştirilerle hazırlanacak ikinci baskıda daha iyiye ve daha az eksik içerikli bir kitaba ulaşmaya çalışacağız. Bu anlamda kitaba gelecek öneri ve eleştirilere çok açık olduğumuzu, hatta bu konuda önemli öneri ve eleştiri beklediğimizi açık yüreklilikle belirtmek isteriz.

Kitap; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yanında, diğer kanunlardaki pek çok usul kuralı da ele alınmak suretiyle hazırlanmıştır. Bu yapılırken uygulayıcıların aradıkları bilgiye kolayca ulaşabilmelerini sağlamak ve kitabın bir el kitabı olarak daha işlevsel olabilmesi amacıyla bir Medeni Usul Kitabı için değişik sayılabilecek bir format düşünülmüştür. Bu format ile kitabın ilk bölümünde usul konuları, alfabetik biçimde sıralanmış başlıklar halinde incelenmiştir. Kitabın ismini “Alfabetik Medeni Usul El Kitabı” olarak belirlemiş olmamız da bu formatın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu bölümde alfabetik sıralı 1001 başlık yer almaktadır.

Kitabin birinci bölümünde usul konuları açıklanırken emsal kararların daire, tarih ve sayılarına dipnotta yer verilmiş, ayrıca okuyucuların bu kararı kolayca bulmaları için belirtilen kararın hangi sayfada olduğu açıkça belirtilmiştir. Ayrıca aranan konuyla ilgili başka yerde açıklanan konuların da anlatım bölümünde hangi başlıkta ve hangi sayfada yer aldığı gösterilmiştir. Böylece okuyucuların aradıkları içeriğe, ilgili örnek karara ve bağlantılı konuya kitapta sayfa numarası üzerinden kolayca ulaşmaları sağlanmak istenmiştir.

HMK’da 28 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayıl Kanunla önemli değişiklikler yapılmış olup kitabın birinci bölümü bu değişikliklere uygun olarak hazırlanmış ise de, bu değişikliklerin bir arada görülmesi ve gerekçeleriyle yorumlanabilmesi ve değişikliğin önceki uygulamaya getireceği farklılıkların neler olduğu ve eldeki davalardaki ne gibi etkileri olacağı konusundaki yorum ve görüşlerimizin açıklanabilmesi için en azından kitabın bu baskısında ayrı bir bölüme yer vermenin yararlı olacağını düşündük. Kitabın ikinci bölümü bu düşünceyle hazırlanmış ve böylece geçiş dönemi için uygulayıcılara katkı sunulmaya çalışılmıştır.

Kitabın üçüncü bölümünde ise emsal kararlar bulunmaktadır. Bu bölümde de kararlar alfabetik olarak sıralanmış ve uygulayıcıların aradıkları kararlara kolayca ulaşabilmeleri sağlanmak istenmiştir. Kitabın hacmini daha da artırmamak için bazı kararların ise esas ve karar numaraları belirtilmek suretiyle sadece ilgili bölümü kitaba alınmıştır.

Taraf teşkili ve harçlar yönünden medeni usuldeki önemi nedeniyle 5018 sayılı Kamu Yönetimi Mali Kontrol Kanununa ek listeler ile HMK’da yer alan parasal sınırların yıllara göre miktarını gösteren tabloya ise kitabın sonunda yer verilmiştir.

4.   Kitap: Kamulaştırma Kamulaştırmasız El Atma ve İmar Mevzuatından Doğan Bedel Davaları

İstinaf, Yargıtay, Danıştay ve AYM Kararları ile Birlikte

Kamunun ihtiyaçlarının çeşitliliği ve değişkenliği kamulaştırma hukukunun her zaman canlı kalması sonucunu doğurmuş, kamusal alanda meydana gelen ihtiyaçlar ve gelişmeler doğrultusunda kamulaştırma mevzuatında zaman zaman değişiklikler yapılması kaçınılmaz olmuştur. Nitekim son olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda 28 Nisan 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun ve 24.12.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7201 sayılı Kanun ile önemli değişiklikler yapılmış, örneğin arazi niteliğindeki taşınmazlara değer biçmede uygulanan objektif değer artış oranı, kamulaştırma bedelinin ödenmesi ve iadesi usulü gibi hususlarda yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Bununla birlikte; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda olağan kanun yolları temyiz ve karar düzeltme iken 07.10.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5236 sayılı Kanunla olağan kanun yollarının istinaf ve temyiz olarak düzenlenmesi ile iki dereceli yargılama usulüne geçilmesi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin de 20.07.2016 tarihinde fiilen faaliyete başlamış olması nedeniyle kamulaştırma davalarında yargılama usulü ve kanun yolları yönünden uygulayıcıların yeni sorunlarla karşılaşması sonucunu doğurmuştur. Bu durum, güncel mevzuat değişiklikleri ile Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri uygulamasını içeren sistematik, çözüme daha kolay ulaşmayı sağlayan bir kaynak kitap ihtiyacını gündeme getirmiştir.

Kitapta; kamulaştırmasız el atmayı da içerecek şekilde Kamulaştırma Kanununun tüm maddeleri ile imar ve gecekondu mevzuatının kamulaştırmaya ilişkin maddeleri ayrıntılı olarak irdelenmiş, her konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ile en güncel Danıştay, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına ilgili bölümlerin hemen altında yer verilmiştir. Ayrıca kamulaştırma davalarında yargılama usulü ile istinaf kanun yolu ve temyiz yoluna başvuru halinde izlenecek yöntemler örnek kararlar da eklenerek açıklanmıştır.

5.Kitap: Eşler Arasındaki Mal Rejimi Davalarında Yargıtay Uygulaması

Aile hukukunun ve dolayısıyla aile mahkemelerinin baktığı davalar içinde belki de en zorlu ve karmaşık olan dava türleri mal rejimlerine ilişkin davalardır. Özellikle mal varlığının kapsamlı olduğu ve çeşitli aşamalardan geçtiği, evlilik birliğinin uzun süreli olduğu ve karşılıksız kazandırmaların fazla olduğu durumlarda bu karmaşıklık daha da artmaktadır. Yine bunun gibi, uzun süreye yayılan kooperatif hissesi, kredi ödemeleri, şirket hisseleri gibi hususlar, uygulamada sıkça hata yapılan ve üst mahkemenin kararı bozmasına/kaldırmasına neden olan hususlardır. Bu bakımdan, mal rejimleri hukuku aile hukuku içinde ayrı bir uzmanlık alanını oluşturmaktadır.

Mal rejimleri konusunun derin, karmaşık ve zorlu yapısı nedeniyle, uygulamada sıklıkla hata yapılmaktadır. Bu eserde, mal rejimlerinin esasına ilişkin temel konular ana hatlarıyla anlatılmıştır. Her bir konu ile yapılması gereken işlemlerin neler olduğu belirtilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda, özellikle kredi ödemelerinin bulunduğu rejimin tasfiyesi, kooperatif ödemelerinin bulunduğu rejimin tasfiyesi gibi uygulamada sıkça görülen durumlarda ne şekilde hareket edilmesi gerektiği madde madde ifade edilmeye çalışılmış; ilgili hususta Yargıtay’ın tespit ettiği hatalar ve çözüm yöntemleri ayrıntıda boğulmadan vurucu bir şekilde sunulmaya çalışılmıştır.

Kitap 10 bölümden oluşmakta olup, uygulamada eşler arasında ayrı bir mal rejimi sözleşmesi yapılması pek yaygın olmadığından ve dolayısıyla yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi çoğunluğu oluşturduğundan, bu rejime ve tasfiyesine büyük bir ağırlık verilmiştir. Bu bağlamda, katkı-değer artış payı alacağı, katılma alacağı, eklenecek değerler, denkleştirme, aile konutu, katılma alacağına ilişkin tüm sorunlar, önemli usul uyarıları ve diğer tüm önemli konular kitapta belirli ve anlaşılır bir sistematik dahilinde ele alınmıştır.

Özellikle mesleğin başındaki uygulayıcılara katkı sağlamak ve en azından fikir vermek amacıyla dilekçe ve Yargıtay tarafından onanmış yerel mahkeme karar örneklerine yer verilmiştir. Yine bunun gibi, konuyla ilgili bilirkişi raporlarına örnekler verilmiştir.

Eser bir uygulama rehberi mantığıyla hazırlanmış olup, bilimsellik iddiası taşımamaktadır. Bu bakımdan, her bir konunun esası ve şartları kısa bir şekilde sunulduktan sonra, Yargıtay’ın bozma sebebi yaptığı hususlara yer verilmiş ve uygulayıcıların karşılaşma olasılığı yüksek olan problemlere değinilmiştir.

Mal rejimleri konusu çok kapsamlı olup çeşitli unsurları içermektedir. Kapsamın geniş olması nedeniyle, vakit darlığı yaşayan uygulayıcıların istenen bilgiye çabuk ulaşabilmesi için, özenle hazırlanmış işlevsel bir kavram indeksi eserin sonuna konulmuştur. Örneğin “kredi ödemeleri”, “faiz”, “şirket hissesi”, “bağış iddiası”, “muvazaa iddiası” ve “boşanma protokolü” gibi kilit kavramlara bu kavram indeksinden rahatlıkla ulaşılabilecektir.

Yine bunun gibi, Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimlerine ilişkin hükümlerine temas eden kitabın ilgili sayfalarına rahat ulaşılabilmesi için, maddelere göre arama indeksi oluşturulmuştur.

Kitap içeriğinde ayrı bir bölüm açılarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun mal rejimlerine ilişkin vermiş olduğu emsal kararlara da yer verilmiştir.

Diğer hukuk davalarında olduğu gibi, mal rejimlerine ilişkin davalarda da sıklıkla usul hataları yapılabilmektedir. Örneğin görev ve yetki, taleple bağlılık, ıslah ve ispat yükü gibi önemli hususlarda sıklıkla hata yapılabilmektedir. Kitapta bu hususlara ve Yargıtay’ın önemli tespitlerine anlaşılır bir şekilde yer verilmiştir.

Mal rejimleri konusunda hakkaniyet düşüncesi büyük bir öneme sahiptir. Zaman zaman Yargıtay’ın da hakkaniyet bağlamında görüş değişikliğine gidebildiği görülmektedir. Bu nedenle, Yargıtay’ın özellikle son kararlarına (mümkün mertebe 2020-2019-2018 tarihli kararlarına) yer vererek, okuyucunun tereddüt yaşamamasını sağlamaya çalıştık.

 6.   Kitap: Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri

Bu kitabın konusu, “Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri”dir. Staj yaptığım yıllarda en çok zorlandığım ve kaynak sıkıntısı çektiğim konuların başında “yargılama giderleri” gelmekteydi. Özellikle “nisbi harçların” ve “nisbi avukatlık ücretinin” hangi esaslar doğrultusunda hesaplanıp tahsil olunduğunu, özellik arz eden bazı usul konularında örneğin davanın kabulü veya ıslahı, müddeabihin temlikinde, davanın konusuz kalmasında, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarında, fer’i veya asli müdahalede yargılama giderlerinin (özellikle harç ve vekalet ücretini), kimden ve nasıl tahsil edileceği, ne miktarda taraflar bu giderlerden sorumlu olacağı yani hangi esas doğrultusunda taraflara yükletileceği hususlarını çok merak etmem dolayısıyla, yanında staj yaptığım hakimlerden ve dağınık bir vaziyette bulunan makale ve bu konuda yazılmış çeşitli yazılardan öğrenmeye çalıştım.

Mesleğe başladıktan sonra “hukuk davalarında yargılama giderleri” ile ilgili derli toplu ve pratik bir eserin olmadığına, bu konu ile ilgili çıkan uyuşmazlıkların çözümü için çok sayıda kitabın veya derginin karıştırılması gerektiğine, taşrada bulunan hakimlerimizin istedikleri kaynağa ulaşmakta sıkıntı çektiklerine ve yargılama giderlerine ilişkin bir takım sorunların çözümü için günlerce uğraşıldığına şahit oldum.

Şunu önemle belirtmek isterim ki; ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebiyle hukuk davalarında yargılama giderlerinin parasal miktarı gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedenle de davanın tarafları, yapmış oldukları yargılama giderlerini Kanunun öngörmüş olduğu esaslar çerçevesinde kendilerine iade edilmesini beklerler. Ayrıca zaman ve emek sarfı ile Kanuna uygun bir hüküm oluşturulmasına karşın, yargılama giderlerinin yükletilmesinde ve tahsilinde yanlış bir karar verilmesi hükmün bozulmasına, zaman ve emek kaybının olmasına neden olacağı da inkar edilmeyecek bir gerçektir.

Yukarda belirtilen hususları dikkate alarak ve uygulayıcıların karşılaşmış olduğu sorunların çözümünde yararlı olacağını düşünerek “hukuk davalarında yargılama giderleri” konusunu araştırmaya ve elimde bulunan bilgileri bir araya getirmeye çalıştım. Yapmış olduğum çalışmalar sonunda da elinizde bulunan bu eser yayın hayatına kazandırılmış oldu.

Konular kaleme alınmazdan önce, konu ile ilgili olarak yazılmış kitap, makale ve yayınlar büyük bir titizlikle incelenmiş, binlerce içtihat taranmış, uygulama yakından gözlemlenerek uygulamada yaşanan sıkıntılar tespit edilmiştir. Konular bu hususlar dikkate alınarak incelenmeye çalışılmıştır.

Hukuk davalarında yargılama giderleri ile ilgili ilkeler toplu halde incelenmiş, yargılama giderleri kapsamında bulunan harç, vekalet ücreti gibi giderler ayrı başlıklar halinde ve çeşitli ihtimaller göz önüne alınarak incelenmeye çalışılmıştır.

Öneminden dolayı “yargı harçları” ve “vekalet ücreti” en son yürürlüğe giren Harçlar ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri göz önüne alınarak ve çeşitli örnekler verilerek kaleme alınmıştır.

Uygulamaya ışık tutması amacıyla da konularla ilgili Yargıtay içtihatları konular anlatıldıktan sonra, örnek şeklinde metin sonuna konulmuştur.

Yargılama giderleri ile harç ve vekalet ücretinin özellik arz eden usul konularında ve çeşitli davalarda nasıl hesap ve kime yükletileceği konusu ayrı başlıklar altında incelenerek uygulayıcılara yardımcı olunmaya çalışılmıştır.

Barkod : 9786053006442X02

Yayın Tarihi : 2021 Ocak

Kapak Türü : Ciltli

Kağıt Türü : I.Hamur

Baskı Sayısı : 1

Sayfa Sayısı : 9849

Ebat : 17x25

Takım : 6 Kitap (8 Cilt)

Dili : Türkçe

Ekler :

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!
  • Kötü
  • İyi

Kampanya ve duyurularımızdan haberdar olmak ister misiniz?