• SEPETİM :

    0 ürün - 0,00 ₺

Aile Davaları için 2. Kampanya 2021 Güncel (Boşanma Davaları, Aile Davaları Rehberi, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Medeni Usul El Kitabı)

Aile Davaları için 2. Kampanya 2021 Güncel (Boşanma Davaları, Aile Davaları Rehberi, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Medeni Usul El Kitabı)

Aile Davaları için 2. Kampanya 2021 Güncel (Boşanma Davaları, Aile Davaları Rehberi, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Medeni Usul El Kitabı)

1.015,00 ₺ 800,00 ₺

1.   Kitap: Boşanma Davaları Başvuru Kitabı

Evlilik, karşı cinsten iki kişinin yaşam boyu sürdürmek amacı ile kurdukları ve çeşitli sonuçları olan bedensel ve ruhsal bir birliktelik olup, gelişmiş ve uygar toplumların temelini oluşturan ailenin yapısına modern hukuk sistemleri de büyük önem vermiş ve bu müesseseyi hukuki düzenlemelerle koruma altına almışlardır.

Ancak evlilik, eşlere bütün yaşamları boyunca mutluluk getirebileceği gibi üzüntü ve kederden de ibaret olabilir. Güzel temenni ve arzularla kurulan bir evlilik kimi zaman hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir.

Evlenmenin gerçekleşmesiyle kurulan evlilik birliği her ne kadar sürekli bir hayat ortaklığına yönelik olarak kurulmuş olsa da, zaman zaman evlilik birliğinin gereklerine riayet edilmemesi sonucunda evlilik birliği zarar görmekte ve son kertede boşanma ile sona erebilmektedir. Boşanma, birçok toplumda olduğu gibi ülkemizde de maalesef yaygınlığını sürdüren bir gerçekliktir. Her yıl yüzbinlerce evlilik birliği kurulmakla birlikte, yüzbinin üzerinde evlilik boşanma ile sona ermektedir. TÜİK verilerine göre 2019 yılında 541.424 evlilik gerçekleşmişken, aynı yıl 155.047 çift boşanmıştır.

Bu veriler de göstermektedir ki, boşanma davaları artan şekilde güncelliğini sürdürmektedir. Bu bakımdan, aile mahkemelerinin en önemli dava türünü boşanma davaları oluşturmaktadır. Bu önemi nedeniyle, boşanma davalarının boşanma sebeplerine göre türleri tüm yönleriyle incelenmelidir. Boşanma davaları sade davalar olmayıp, tazminat, nafaka, kişisel ilişki, velâyet gibi birçok fer’i talep ve hukuki müesseseyi yakından ilgilendiren ve bu müesseselerle iç içe geçmiş önemli davalardır.

Elinizdeki bu çalışmada, TMK m. 161-166 maddeleri arasında düzenlenmiş olan tüm boşanma nedenleri bölümler halinde ele alınarak tüm detaylarıyla incelenmiştir. Konular anlatılırken sade ve akıcı bir dil kullanılmış, konuya dair Yargıtay’ın binlerce kararının taranması sonucunda elde edilen farklı kararlar ilgili anlatımların içine işlenmiştir.

Davaların temel esaslarının yanısıra, her bir dava ile ilgili yargılama usulüne ve dikkat edilecek hususlara yer verilmiş, her bir dava, dilekçe, tensip ve onanmış gerekçeli mahkeme kararları ile sistematize edilmiştir. Bunun sonucu olarak, her bir boşanma davasının tüm esasları Yargıtay’ın önemli kararlarıyla açıklandıktan sonra, gerekçeli kararla sona eren “yargılama kuralları”nın anlatımı ile desteklenmiştir.

Boşanmada davalarından sonra, bu davalarda hükmedilecek koruyucu önlemler, boşanmanın sonuçları olan maddî ve manevî tazminat, nafaka, kişisel ilişki, velâyet ve boşanmanın kişisel sonuçlarına tüm detaylarıyla yer verilmiştir.

Kitap bir uygulama rehberi mantığı ile ele alınmış olup, bilimsellik iddiası taşımamakta; uygulamayı yansıtma amacını gütmektedir. Kitapta yer verilen Yargıtay’ın emsal içtihatları, gereksiz kısımları kesilerek sadece ilgili bölümleri alınmış ve ilgili yerin hemen altına işlenmiştir. Diğer bir anlatımla, içtihatlar ilgili bölümlerin veya kitabın sonuna yığılmamış, ilgili paragrafların altında yer verilmek suretiyle okuyucuyu içtihat arayıp bulma zahmetinden kurtarma amacı güdülmüştür.

Boşanma davalarının anlatıldığı her bir bölümde, “hâkim ve avukatların dikkat etmesi gereken kısa kısa notlar” başlığı altında hap bilgilere yer verilmiş ve ilgili bölüme dair bilgilerin genel bir özeti oluşturulmuştur.

Eserin tüm bu işlevselliklerine ilave olarak, son kısımda özenle hazırlanmış olan kavramlara göre arama indeksine yer verilmek suretiyle, kavram indeksini verimli şekilde kullanmaya alışmış olan okuyuculara kolaylık sağlama amacı güdülmüştür.

Uygulamada boşanma ve fer’ilerine ilişkin davalarla ilgili bir rehber olması düşüncesiyle hazırlanan eserin tüm okuyuculara faydalı olmasını dilerim.

 

2. Kitap : Aile Davaları Rehberi

Aile toplumun çekirdeğidir. Bu yönüyle, aile ilişkileri ve aile içinde çıkan uyuşmazlıklar toplum hayatının önemli bir konusunu oluşturmaktadır. Söz konusu ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklar zaman zaman mahkemelere uzanmaktadır. Ülkemizde de başta boşanma davaları olmak üzere bu bağlamdaki uyuşmazlıkların oranı maalesef gittikçe artmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. Kitabı “Aile Hukuku”nu oluşturmaktadır. TMK’nın 2. Kitabı olan aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, aile mahkemesinin görevine girmektedir.

Ülkemizde aile mahkemelerinin yoğunluğu maalesef gün geçtikçe artmaktadır. Aile mahkemesinin görevine giren uyuşmazlık türleri oldukça geniştir. Boşanma, nişanlılıktan kaynaklı uyuşmazlıklar, nafaka, velayet, kişisel ilişki ve mal rejimlerine ilişkin önemli davaların yanı sıra, birçok dava aile mahkemesinde görülmektedir.

Elinizdeki eser, bu davalarla ilgili uygulamada edindiğim tecrübelerin üzerinde çalışılmış, genişletilmiş ve meslektaşlarımın katkılarıyla olgunlaştırılmış halini oluşturmaktadır.

Bu çalışma, teorik bir eser olmayıp, bilimsellik iddiası taşımamaktadır. Eser, uygulamadaki hâkim ve avukat meslektaşlarıma yardımcı olması için, dava esası dikkate alınarak dava sürecine ilişkin bir rehber olması amacıyla hazırlanmıştır. Her bir dava ile ilgili özet ve önemli açıklamalara yer verildikten sonra, davalara ilişkin binlerce Yargıtay kararı taranarak özetleriyle birlikte sunulmuş; gereksiz ayrıntılardan kaçınılmıştır. Diğer bir ifade ile eserde yer alan bütün kararlara özet başlıklar oluşturulmuş ve bu kararların önemli paragrafları özetin altına yerleştirilmiştir.

Kitapta yer alan kararların başlıklarına (özetlerine) kitabın sonunda yer verilmek suretiyle ilgili karara en kısa sürede ulaşılması imkânı sağlanmıştır.

Her bir davada hakimin ve avukatların hangi prosedürü izleyeceklerine ilişkin husus, özenle hazırlanan dava dilekçesi, tensip zabıtları, tensip zaptının gereği olan müzekkereler (yazışmalar), ön inceleme duruşma tutanağı örnekleri ve Yargıtay tarafından onanmış gerekçeli yerel mahkeme kararı örnekleriyle somutlaştırılmıştır.

Her bir davada hakim ve avukatların nelere dikkat edecekleri madde madde sıralanmış ve bu yönüyle, her bir davanın nokta atışı niteliğindeki bilgileri okuyucuya kolaylık sağlaması açısından özet bir şekilde belirtilmiştir.

 

3.  Kitap: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Değerli Okurlar,

Bilindiği gibi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 1926 yılından beri yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi’ni (TKM) yürürlükten kaldırmıştır. Her iki kanunun menşe-i İsviçre olup, aralarında genele yayılan önemli bir değişiklik bulunmamakla birlikte, eşler arasında geçerli olan mal rejimi konusunda radikal değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Yürürlükten kaldırılan TKM’nin 170. maddesine göre, eşler arasında yasal mal rejimi “mal ayrılığı” iken, yürürlüğe giren yeni TMK’nin 202. maddesi ile “edinilmiş mallara katılma” rejimi, yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin, gerek ülkemizde daha önceden uygulamasının bulunmaması gerekse karmaşık bir yapıya sahip olması nedeniyle başlangıçta öğretide ve uygulamada farklı yorumlamalar oluşmuşsa da gelinen tarih itibarıyla mal rejiminin ilke ve esasları hakkında önemli aşama katedilmiştir.

Mülga 743 sayılı TKM’nin kabul ettiği mal ayrılığı rejiminin özellikle geliri olmayan eş aleyhine durum oluşturduğu, bunun da tasfiyede haksızlıklara neden olduğu, dolayısıyla değiştirilmesi gerektiği toplumda ve hukuk camiasında genel kabul gören bir görüştür. Ancak, uzun yıllardan beri bu tür dava dosyalarının temyiz incelemesini yapan heyetin hakimleri olarak belirtmeliyiz ki; 4721 sayılı TMK ile kabul edilmiş olan edinilmiş mallara katılma rejimi yerine, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin yasal mal rejimi olarak kabulü daha isabetli olurdu. TMK’nin yasalaşma sürecinin başında yasal mal rejimi olarak paylaşmalı mal ayrılığı rejimi belirlenmiş iken, sonradan değiştirilerek edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak tercih edilmiştir.Eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan davaların temyiz

incelemesi 2009 yılından itibaren Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından yapılmaktadır. Kitabın birinci baskısının yapıldığı tarih itibarıyla aradan geçen 11 yıllık sürede binlerce dava dosyasını temyizen inceledik. Adalet Akademisinin, üniversitelerin ve birçok baroların sempozyumlarına, eğitimlerine katılmak suretiyle farklı düşünce ve yorumları tartışıp değerlendirdik. 4721 sayılı TMK ile kabul edilmiş olan edinilmiş mallara katılma rejimi hakkındaki Yargıtay uygulamalarının merak edilmesine, bu konu hakkında birçok kıymetli akademisyen tarafından (özellikle İsviçre ve Almanya Medeni Hukuklarından esinlenerek) kitaplar yazılmasına rağmen, bizler ülkemizdeki uygulamaya yönelik kitap yazmak için acele etmedik. Edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan davalara uygulanan ilke ve esasların hukuk camiasında ve toplum vicdanında yeterince değerlendirilmesini bekledik. Bu süre içinde sürekli olarak bizim dışımızdaki uygulayıcılar ve akademisyenlerle dirsek teması halinde olduk. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulunun emsal nitelikli kararları ile konunun olgunlaştığı, genel olarak kabul gören yargısal çözümlerin üretildiği noktaya gelindiğine kanaat getirdiğimizden bu kitabı şimdi yazmaya karar verdik. Elbette bizim kabul edip uyguladığımız bir kısım ilke ve esaslar tartışılıp belki de sonraki tarihlerde yasa ve içtihat değişikliğine gidilecektir. Bu değişiklikler, yaşayan sosyal bilim dalı olan hukukun değişip gelişmesini, mükemmele biraz daha yaklaşmasını sağlayacaktır. Uygulamadaki ilke ve esasları belirlerken öncelikle bağlayıcı nitelikteki TMK düzenlemelerinden, diğer uygulayıcı ve akademisyenlerin görüşlerinden, Türk toplumunun örf ve adetlerinden, aile yaşam biçimlerinden ve sosyal beklentilerinden yararlandığımızı belirtmek isteriz.

Bu kitabın yazarları olarak bizler, isteseydik her birimiz ayrı ayrı kitap yazabilirdik. Ancak bunun yerine tecrübeyi, olgunluğu ve dinamizmi biraraya getirerek, bir bakıma mal rejimi heyeti kurarak aylara yayılan tartışma ve toplantılar yaparak, makul ve mantıklı bulduğumuz orta noktada buluşarak, bilgilerimizi birleştirip bu ortak kitabı yazmanın daha yararlı olacağını düşündük.

Kitabın yazım sürecinde dünya ve bu arada güzel ülkemiz maalesef covid-19 virüsünün etkisiyle karantina olarak tarif edilen farklı bir yaşam içerisindeydi. Henüz ilaç ve aşı geliştirilememişti. Umarız, kitabın basılıp, dağıtıldığı, okurlara ulaştığı ve sevgili okurların yararlandığı ileriki tarihlerde insanlık bu pandemiden kurtulmuş olur.

 

4.   Kitap: Alfabetik Medeni Usul El Kitabı

Medeni usul hukuku, özel hukukun yargılama usulünü konu alan önemli bir hukuk dalı olarak, mahkemelere dava açıldığında, mahkemenin bu uyuşmazlığı hangi yöntemle çözümleyeceği ve hangi kuralları uygulayarak sonuca gideceğini, tarafların, uyuşmazlıkla ilgili olarak iddia ve savunmalarını ileri sürüp ispatlamak ve istedikleri sonucu elde etmek için takip etmeleri gereken yol haritasının ne olduğu ve hangi kurallar çerçevesinde bunu yerine getireceklerini gösterir. Medeni usul hukukunun kapsamı bunlarla sınırlı olmayıp, üçüncü kişilerin, mahkemeye yardımcı organların da yargılama kapsamında uymak ve yerine getirmek durumunda olduğu kuralları da düzenler.

Usul hukuku, maddi hukuktan doğan hakların belirlenmesi, korunması ve gerçekleştirilmesi amacına hizmet eder. Bir davanın açılmasından bu dava ile ilgili kararın kesin hüküm olması aşamasına kadar önemli usul kuralları uygulanır. Maddi hukuk ne kadar iyi bilinirse bilinsin, bu bilgi, usul hukuku ile taçlandırılmadığı sürece istenen sonucu elde edebilmek için yeterli de olmayabilecektir. Zira, maddi hukuk açısından haklı olmanın yanında bu hakkın mahkemede usulüne uygun şekilde ileri sürülüp ispat edilmesi halinde sonuca ulaşmak mümkün olur. Aksi halde, yani usul hükümlerinin iyi bilinmemesi halinde maddi hukuk açısından haklı olunsa bile usul eksiklikleri nedeniyle davanın kaybedilmesi riski her zaman olabilecektir.

Usul hukuku, şekli hukuka ilişkin bir hukuk alanı olarak çok önemli olmakla birlikte, geniş kapsamı nedeniyle hukukçuların üzerinde özellikle durmasını ve mümkün olduğunca fazla kaynaktan yararlanarak sorunlarını çözme yönünde çaba sarf etmesini gerektirebilmektedir. Medeni Usul Hukukunun düzenlemesi kapsamında yer alan şekilcilik bir özdeyişte ”Şekil, keyfiliğin can düşmanı, özgürlüğün ikiz kardeşidir” şeklinde tanımlanmakta olup, şeklin medeni usulde ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. İşte bu nedenle usul hukukunun ilke ve esasları ve ön gördüğü şekiller, uygulayıcılar tarafından çok iyi bilinmek durumundadır. İyi bir hukukçunun iyi bir usul bilgisi olması gerektiği konusunda tüm hukukçular sanıyoruz hem fikirdir.

Medeni Usul Hukuku, genel olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de birçok genel ve özel kanunda da usul hükümleri bulunmaktadır. Bu usul hükümlerinin özellikle uygulayıcıya bir kaynaktan verilip açıklanması amaçlanarak yazılan bu kitap, uygulayıcıların usul hukuku alanında başvuracağı ve sorunlarını giderebileceği bir el kitabı olarak hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu eserin iddialı olmadığını ve tüm çabalarımıza rağmen bazı hatalar içerebileceğini peşinen kabul etmemiz gerektiğinin farkındayız. Elbette bu kitapta tüm konuları ele almaya çalışıp gerekli özeni göstermiş olmamızla birlikte bir kısım eksiklikler içerebilir. Bu konuda uygulayıcılardan gelecek öneri ve eleştirilerle hazırlanacak ikinci baskıda daha iyiye ve daha az eksik içerikli bir kitaba ulaşmaya çalışacağız. Bu anlamda kitaba gelecek öneri ve eleştirilere çok açık olduğumuzu, hatta bu konuda önemli öneri ve eleştiri beklediğimizi açık yüreklilikle belirtmek isteriz.

Kitap; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yanında, diğer kanunlardaki pek çok usul kuralı da ele alınmak suretiyle hazırlanmıştır. Bu yapılırken uygulayıcıların aradıkları bilgiye kolayca ulaşabilmelerini sağlamak ve kitabın bir el kitabı olarak daha işlevsel olabilmesi amacıyla bir Medeni Usul Kitabı için değişik sayılabilecek bir format düşünülmüştür. Bu format ile kitabın ilk bölümünde usul konuları, alfabetik biçimde sıralanmış başlıklar halinde incelenmiştir. Kitabın ismini “Alfabetik Medeni Usul El Kitabı” olarak belirlemiş olmamız da bu formatın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu bölümde alfabetik sıralı 1001 başlık yer almaktadır.

Kitabin birinci bölümünde usul konuları açıklanırken emsal kararların daire, tarih ve sayılarına dipnotta yer verilmiş, ayrıca okuyucuların bu kararı kolayca bulmaları için belirtilen kararın hangi sayfada olduğu açıkça belirtilmiştir. Ayrıca aranan konuyla ilgili başka yerde açıklanan konuların da anlatım bölümünde hangi başlıkta ve hangi sayfada yer aldığı gösterilmiştir. Böylece okuyucuların aradıkları içeriğe, ilgili örnek karara ve bağlantılı konuya kitapta sayfa numarası üzerinden kolayca ulaşmaları sağlanmak istenmiştir.

HMK’da 28 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayıl Kanunla önemli değişiklikler yapılmış olup kitabın birinci bölümü bu değişikliklere uygun olarak hazırlanmış ise de, bu değişikliklerin bir arada görülmesi ve gerekçeleriyle yorumlanabilmesi ve değişikliğin önceki uygulamaya getireceği farklılıkların neler olduğu ve eldeki davalardaki ne gibi etkileri olacağı konusundaki yorum ve görüşlerimizin açıklanabilmesi için en azından kitabın bu baskısında ayrı bir bölüme yer vermenin yararlı olacağını düşündük. Kitabın ikinci bölümü bu düşünceyle hazırlanmış ve böylece geçiş dönemi için uygulayıcılara katkı sunulmaya çalışılmıştır.

Kitabın üçüncü bölümünde ise emsal kararlar bulunmaktadır. Bu bölümde de kararlar alfabetik olarak sıralanmış ve uygulayıcıların aradıkları kararlara kolayca ulaşabilmeleri sağlanmak istenmiştir. Kitabın hacmini daha da artırmamak için bazı kararların ise esas ve karar numaraları belirtilmek suretiyle sadece ilgili bölümü kitaba alınmıştır.

Taraf teşkili ve harçlar yönünden medeni usuldeki önemi nedeniyle 5018 sayılı Kamu Yönetimi Mali Kontrol Kanununa ek listeler ile HMK’da yer alan parasal sınırların yıllara göre miktarını gösteren tabloya ise kitabın sonunda yer verilmiştir.

Barkod : KAMPANYA-2021-11-16-02

Yayın Tarihi : 2021 Kasım

Kapak Türü : Ciltli

Kağıt Türü : I.Hamur

Baskı Sayısı : 1

Sayfa Sayısı : 4956

Ebat : 17x25

Takım : 4 Kitap

Dili : Türkçe

Ekler :

Yorum Yap

Not: HTML'ye dönüştürülmez!
  • Kötü
  • İyi

Kampanya ve duyurularımızdan haberdar olmak ister misiniz?